Hiciv nedir?

(Taşlama), bir şahsı, bir topluluğu, ya da bir fikri alaylı bir dille yerme, iğneleme sanatıdır. Edebiyatta, tarihin her devrinde kullanılmıştır. Iranlalar ve Araplar hicivde çok ileri gitmişlerdir. Araplar hiciv yazanlara, «heccav» der. Eski Yunanlılar ‘da, Avrupa edebiyatçıları arasında da hiciv yazanlar vardır. Diogenes hicivleriyle ün salmıştı.

Türk edebiyatında çok güzel hiciv örnekleri veren şair ve yazarlar vardır. Fuzuli'nin «Şikayetname» si ile Ziya Paşa'nın «Zafername» si mükemmel hiciv örneklerindendir. Koca Ragıp Paşa, Fıtnat Hanım, İzzet Molla da güzel hicivler bırakmıştır. Hiciv çok defa sövmekle karıştırılır. Türk edebiyatında Nef't, Süruri-i Hezel? gibi şairler işi sövüşmeye kadar götürmüşlerdir. Abdülhamit devrinin hiciv şairi Eşref'in de çok ağır hicivleri vardır. Neyzen Tevfik de hicivleriyle tanınmıştı. Halk şiirinde hicve, «taşlama» denir.

bir kişiyi, bir toplumu, bir adeti, görülen kusur ve eksiklikleri, gülünç halleri, açık veya kapalı olarak yeren, alaya alan söz ve yazılar. Ebedi türün mizah kısmındandır. Hicivde daha çok şahsi menfaatler hakimdir. Hicveden kendisini karşı taraftan üstün görür. Halk edebiyatında "taşlama", divan edebiyatında "hiciv", yeni edebiyatta da "yergi" olarak tanımlanır. Hiciv, manzum ve mensur olabilir. Hiciv söyleyen ve yazanlara "heccav" veya "heca-gu" denir. 

Hicvin iğneleyici, güldürücü olması ve bayağılığa düşmemesi lazımdır. Zekaya dayanan bu sanatın başarılı olabilmesi, içindeki zeka oyunu ile hicvedilenin beklenmedik şekilde alaya alınmasına bağlıdır. Yaradılıştan olan kusurlar, eksiklikler olgun insanlar için hiciv konusu yapılmaz. Araplarda, İslamiyetten evvel ve sonra, edebiyata çok önem verildiği için pekçok heccav vardı. Düşman kabileler kaside, nazım şeklinde yazılan şiirlerle hicvedilir ve tesirini gösterirdi. Hutaya, el-Ahtal, Farazdak, Cerir, Başşar, Di'bil, İbn-i Rumi ilk dönem heccavlarıdır. 

İslam öncesi Türk edebiyatında hiciv görülmez. Ancak daha sonra İran ve Arap edebiyatlarında görülen bu tür, zamanla Türk edebiyatına da geçmiştir. Hiciv yazan şairlerin pek çoğu hayatlarını bu yüzden kaybetmişlerdir. Peygamberimiz zamanında da Ka'b bin Züheyr'in yazdığı şiir üzerine ölüm emri çıkarılmıştır. Ancak bu şair, İslamiyeti kabul ile ölümden kurtulmuştur. Türk edebiyatında hiciv hem divan hem de halk edebiyatında görülür.

Hiciv, divan edebiyatında kaside şeklinde yazılmıştır. Daha sonra kıt'a, terkib-i bent şeklinde görülür. Zamanla sanat ve olgunlukla hicvetme kalkarak, kin, öfke, nefret, ıstırap hicve hakim oldu. Divan edebiyatında keskin zeka oyunları ile yapılan hicivler bulunduğu gibi, kaba, müstehcen hicivler de bulunmaktadır. Şeyhi'nin Harname'si, Fuzuli'nin Şikayetname'si, Nef'i'nin Siham-ı Kaza'sı, Kani'nin Hirrename'si, Sururi'nin Hezeliyat'ı, Türk Galib'in, İzzet Molla'nın, Osmanzade Taib'in, Haşmet'in, Fitnat Hanımın, Koca Ragıb Paşanın ve Ayni'nin hicve ait güzel örnekleri vardır.

Eşref de hicivleriyle halk üzerinde büyük tesir uyandırmıştır. Müstehcen hicivleriyle tanınan Neyzen Tevfik bu türün son temsilcisidir. Son devirlerde ise hiciv mizaha dönmüştür. Refik Halid Karay, Ercümend Ekrem Talu, Osman Cemal Kaygılı, Fazıl Ahmed Aykaç, Orhan Seyfi Orhon, Yusuf Ziya Ortaç, Halil Nihad Boztepe bunlardan bazılarıdır.

Sözlükte "hiciv" ne demek?

1. Yergi.

Cümle içinde kullanımı

Zaten başına ne gelirse hep bu dergide yazdığı hicivlerden geliyor.
- H. Taner

Hiciv kelimesinin ingilizcesi

n. satire, lampoon, travesty, irony, diatribe, pamphlet, squib
Köken: Arapça